
Metin İçerikleri
Tıbbi ismi ‘stria distensae’ olan çatlaklar sağlam olan cilt çevresinde çizgi çizgi ve şerit
görünümünde olmaktadır. Çatlak tedavisi, bu görünümün azaltılmasını sağlayan işlemlerdir.
Çatlakları tamamıyla yok edebilen bir tedavi henüz bulunmamıştır ancak doğru ve düzgün
yöntemler ile çatlaklar gözle görülmeyecek kadar azaltılabilmektedir. Çatlaklar oluştuğu
derinin sıkılığını ve dayanıklılığını kaybetmesine yol açarak gevşeme, düzensiz bir görünüme
ve sarkmalara sebep olurlar. Bu gibi durumlarda çatlak tedavisi önerilmektedir.
İnsan dünyaya geldiği ilk andan itibaren büyümekte, gelişmekte ve değişmekte olan bir
canlıdır. Durum böyle olunca derinin de büyüyüp genişlemesi gerekmektedir ve ergenlik
döneminde gerçekleşmekte olan ani değişimler derinin ilk olarak hasar aldığı dönemdir. Deri
kasların ve kemiklerin gelişimine yetişemediği dönemlerde zorlanır ve yırtılmalar meydana
gelerek büyür ve esner. Bu tür durumlarda çatlaklar meydana gelmektedir.
Bir diğer sebep ise, hamilelik döneminde anne karnında büyümekte olan bebeğin gelişimleri
derinin esnemesidir. Gebeliğin son aylarında meydana gelen ani büyümelere yetişemeyen
deri de çatlaklar meydana gelmektedir. Karın bölgesinde başlayan derin çatlaklar ortaya
çıkmaya başlar ve bazı gebelerde bu çatlaklar uyluklardan üst bacaklara kadar meydana
gelebilmektedir.
Düzensiz kilo alıp vermek cilt çatlaklarının bir diğer sebebidir. Kilo almanın ve vermenin
şiddetine göre ciddi oranda çatlaklar oluşmasına sebep olmaktadır. Bunlar haricinde bir
takım farklı hormonal ilaçların kullanılması, doğum kontrol haplarının kontrolsüz ve yanlış
kullanılması da ciltte çatlak oluşmasına sebep olabilmektedir.
Çatlak tedavisinin temel amacı sağlıklı ve daha iyi bir görünümdür. Cildin eski kalitesine geri
dönmesi demek daha sağlıklı bir cilt demektir. Bu yüzden tedavi için uygulanan terapilerin
etkili olabilmesi için; enflamasyonun azaltılmasına dikkat edilmeli, hücre bölünmesi ve
üretimi arasında sağlıklı bir düzen oluştrulmalı, kolajen üretimini destekleyecek ürünler
tüketilmeli ve cildin hidrasyonunun arttırılması önemlidir.
Kişinin durumuna bağlı olarak hekim kontrolünde, mezoterapi, altın iğne, franksiyonel CO 2
lazer yöntemleri ile en etkili sonuçlar elde edilebilmektedir. Çatlak tedavisinde temelde
ihtiyaç duyulan dokunun yenilenebilmesi için kolajenin üretilmesini tetikleyebilmektir.
Bunun için tercih edilen teknikler vakum, iğneli sistemler ve lazer yöntemidir. Kontrollü bir
şekilde bölgede hasar oluşturan bu yöntemler kolajen üretimini arttırarak elastin liflerin
yeniden oluşmasını sağlamaktadır. Bu sayede hasarlı bölgelerde kendi kendine bir onarım
başlar ve bu yenilenme ile çatlaklar ve izler belirgin azalır.
Altın iğne; iğneli radyofrekans olarak bilinen ve oldukça etkili bir cilt yenileme
yöntemidir. Mikro altın iğneler yardımı ile radyofrekans enerjisinin sağlamış olduğu ısı
derinin altına iletilirken cilt yüzeyinde ise binlerce mikro iğneleme sayesinde kolajenin
üretimini teşviklemektedir. Bağ dokusunu tutan zayıflamış ve yıpranmış olan elastin liflerinin
kolajen desteği ile yenilenmesi hedeflenen altın iğne ile yeni dokuların üretimini teşvik
etmektedir. Yeni dokuların üretilmesi ile bağ dokuları güçlenip, derin dokulardan itibaren
yenilenmeye başlayan ciltte çatlakların görüntüsü de büyük bir oranda tedavi edilmiş
olacaktır. Altın İğne Çatlak Tedavisi yöntemi neredeyse her cilt tipi için kullanılabilmektedir.
Ancak vakanın oranına göre seans sayısı değişiklik gösterebilmektedir.
Bu yöntemde çok ince nano iğneler yardımı ile cilt altı dokularına uygulanmakta olan
hyaluronik asit ve mineraller, bütün deri katmanlarında yeniden yapılanmanın olmasını
sağlamaktadır. Çatlak dokuların yenilenmesi, çökmelerin yerini yeni dokular ile dolmaya
bırakması ve esnekliğini kaybetmiş olan elastin bağlarının güçlenmesini sağlayarak ciltte
meydana gelmiş olan renk farkının eşitlenmesini de sağlamaktadır. Çatlakların tedavisinde
diğer yöntemler ile beraber kullanılabilmektedir.
Fraksiyonel lazer yöntemi de yine kolajen üretiminin tetiklenmesi ile sağlıklı doku
oluşmasını sağlamak için kullanılmaktadır. Çatlakların oluştuğu bölgelerin üzerine
uygulanmakta olan ve sınırlı hasarlama, elastin ve kolajen hücrelerinin yeni doku üretmeleri
sağlanmaktadır. Bu yöntem sayesinde esnekliğini kaybetmiş dokunun yerini yeni doku
almaya başlamaktadır. Fraksiyonel lazer yöntemi sayesinde eskiden oluşmuş olan çatlakların
üzerinde bile belirgin iyileşme sağlayabilir. Bu yöntemin doğru uygulanması için mutlak
Dermatoloji Uzmanı kontrolü altında yapılması gereklidir.
Gebelik ve emzirme döneminde olan anneler dışında kalan tüm bireyler çatlak tedavisi
yaptırabilir. Ancak Doktorunuz sizi muayene ettikten sonra uygulama kararı vermelidir.
Üzerinden çok zaman geçen çatlakların tedavisinde, hekim kontrolünde genellikle tek bir
işlem yerine kombine yöntemler uygulanarak, büyük oranda bir iyileşme meydana gelebilir.
Yine tedavi yanıtı alınıp alınamayacağı da Doktorunuzun muayenesi sonunda netleşecektir.
Çatlak tedavisinde seans sayısı söz konusu çatlağın durumuna bağlı olarak hekim
kontrolünde saptanabilir. Ortalama 3-9 seans uygulama ile sonuç alınabilir.
Serumlar, kremler ve losyonların kullanılması sakıncalı değildir. Ancak unutulmamalıdır ki
bu kullanılan maddeler sonuca ulaşmakta çok az yardımcı olabilmektedir. Çünkü emilimleri
çok azdır. Kalıcı ve etkili bir yöntem için hekim kontrolünde yapılan işlemeler tercih
edilmelidir.